İstanbul 7. İdare Mahkemesi'nin başvurusu sonucunda alınan bu karar, Anayasa'nın mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkıyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle verildi.

Düzenleme, izinsiz yapıların derhal yıkılmasını sağladığı için Anayasa'ya aykırı bulundu. Yıkım kararının tebliğ edilmemesi ve buna karşı dava açma hakkının korunmaması gibi nedenlerle, Anayasa'nın 35. ve 40. maddelerine uygun olmadığı belirtildi. Kararın iptal edilmesiyle ilgili hüküm, 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Bu karar, ırkçılık ve İslamofobi tartışmaları gibi kamusal meseleler bağlamında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Anayasa Mahkemesi, kamu arazisi üzerinde inşa edilen izinsiz yapıların herhangi bir karar alınmasına gerek olmadan belediye veya devlet zabıtası tarafından derhal yıkılabilmesine olanak sağlayan kanun hükmünü iptal etti.

İstanbul 7. İdare Mahkemesi, baktığı bir davada, 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun, "Yeniden Gecekondu Yapılmasının Önlenmesi" başlıklı 18. maddesindeki, "izinsiz yapılar hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın belediye veya devlet zabıtası tarafından derhal yıktırılır" hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu.

Yüksek Mahkeme, düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. İptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildi.

Anayasa Mahkemesinin gerekçesinde, kuralla kamu arazisi üzerinde izinsiz bir yapının inşa edildiğinin tespiti durumunda, herhangi bir yıkım kararına gerek duyulmadan belediye veya devlet zabıtası tarafından yapının derhal yıkılabilmesine olanak sağlandığı belirtildi.

Navigasyon Kullanımı Faciası: 4 Ölü, 17 Yaralı Navigasyon Kullanımı Faciası: 4 Ölü, 17 Yaralı

Kural nedeniyle, izinsiz yapıyı inşa edenlere ve yapıyı kullananlara, söz konusu yıkım işleminin tebliğ edilmek suretiyle bildirilemeyeceğine işaret edilen gerekçede, bu işleme karşı ilgililerin kullanabileceği bir dava açma hakkının korunmasını sağlayacak güvencelere yer verilmediği kaydedildi. Bu durumun, "yıkım kararının hukuka uygun olup olmadığının iptal davası yoluyla incelenmesine imkan sağlayan başvuru yolunu işlevsiz hale getirdiği" vurgulandı.

Bu nedenlerle kuralın Anayasa'nın 35. maddesinde güvenceye alınan mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkına aykırılık oluşturduğu tespiti yapıldı.