Haber Merkezi- Abadi, tedavi gördüğü Cenin’deki İbni Sina İhtisas Hastanesi'nde AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Hayatımın en zor anlarını yaşadım. Öleceğimi sandım. Gerçek kurşunla vurulup, dövüldükten ve askeri aracın önüne konulduktan sonra kendi kendime dedim ki: Kesinlikle şehit olacağım." ifadelerini kullandı.

"İşgalci İsrail ordusunun yasak olan her fiili işlediğini" ve başına gelenlerin Gazze Şeridi’nde yaşananların sadece bir kısmı olduğunu dile getiren Abadi, başından geçenleri şöyle paylaştı:

"İsrail ordusu, cumartesi günü, Cenin kentinin El-Cabiriyyat Mahallesi'nde bir evi kuşattı. O sırada amcamın evindeydim. Amca oğlumla birlikte dışarı çıktık. Her yerde İsrail güçleri vardı. Eve dönmeye çalıştık ama askerler üzerimize kurşun yağdırdı.

Kuzenim yaralanmıştı ama eve dönmeyi başardı. Bense evin önünde park halindeki bir aracın arkasına yığıldım. Sağ omzumdan ardından sağ bacağımdan vurulunca hareket edemedim. Yaklaşık iki saat o şekilde bekledim. Daha sonra bana doğru gelen bir İsrail askerinin ısrar ve tehditleri üzerine aracın arkasından çıktım."

Bir grup İsrail askerinin üzerine çullanıp kafasına ve yaralı yerlerine vurduklarını belirten Abadi, "Bana kasıtlı olarak zarar veriyorlardı. Yaralı bacağımdan çekilerek yaralı omzuma vurulmak suretiyle barbarca darbedildim. Sonra bir grup asker, beni havaya fırlattı ve yaralandığım yere düştüm. Ardından beni askeri aracın önüne attılar." dedi.

Önüne bağladıkları aracın ön kısmının aşırı sıcak oluşundan sırt ve bacaklarında yanıklar oluştuğunu aktaran Abadi, o an sanki bıçakların kendisini kestiğini ve ölecekmiş gibi hissettiğini söyledi.

Abadi, kan kaybettiğini ve yaklaşık 4 saat süren eziyet ve darptan sonra Filistin ambulansına teslim edildiğini kaydetti.

Omuz ve bacaklarındaki kırıklar nedeniyle aylarca tedavi görmesi gerektiğini, bir bacağında tamamen ve ellerinde ise yüzde 90’a yakın sinir kaybı oluştuğunu ve platin takılmasına ihtiyaç duyduğunu bildiren Abadi, "Sakatlık hayatımı altüst etti.

Ben de herhangi bir normal insan gibiydim; hayatımı yaşıyordum, geleceğimi inşa ediyordum ve bir ev inşa etmeye çalışıyordum. Ama bugün her şey yerle bir oldu. Uzun bir tedavi sürecine ihtiyacım var ve sakatlığımın hayatım ve hareketlerim üzerinde kesinlikle olumsuz etkisi olacak." şeklinde konuştu.

Geceleri gözlerine uyku girmediğini anlatan Abadi, "Uykuya daldığımda dehşet ve korku içerisinde uyanıyorum. Nedenini bilmiyorum. Psikolojik durumum iyi olsa da pek de öyle görünmüyor." diye konuştu.

İsrail Askerleri, Yaralı Filistinliyi Askeri Araca Bağlayıp "Canlı Kalkan" Olarak Kullanmıştı

Filistin resmi ajansı WAFA'ya konuşan Cenin Hastanesi Müdürü Visam Bekr, İsrail askerlerinin, Cenin'deki El-Cabiriyyat Mahallesi'nde bir eve düzenlediği baskında 3 genci silahla yaraladığını, bu gençlerden birini askeri cipin kaput kısmına bağlayıp canlı kalkan olarak kullandığını ve ilk yardım ekiplerinin yaralı Filistinliye ulaşmasına engel olduğunu ifade etmişti.

Filistinli yaralı gencin askeri cipin ön kısmına bağlanmış halde götürüldüğü görüntüler sosyal medyaya da yansımıştı. Görüntülerde, söz konusu askeri cipin, iki ambulansın arasından geçip gittiği görülmüştü. Görgü tanıkları, askerlerin, bölgeden çekilirken herhangi bir bombalı saldırıya ya da ateş açılmasına maruz kalmamak için Filistinli genci canlı kalkan olarak kullandığını ifade etmişti.

ABD’den Olayın Soruşturulması Talebi

İsrail askerlerinin işgal altındaki Batı Şeria'nın Cenin kentinde silahla yaraladıkları Filistinliyi askeri aracın önüne bağlamalarına ilişkin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller, dün günlük basın toplantısında, "Videoyu gördüm. Şok ediciydi. Bir insanın 'canlı kalkan' olarak kullanılması asla kabul edilemez." demişti.

Dışişleri Bakanlığından Uluslararası Adalet Divanı'nın "İsrail" kararına destek Dışişleri Bakanlığından Uluslararası Adalet Divanı'nın "İsrail" kararına destek

Miller, İsrail ordusunun olayı acilen soruşturması ve sorumlulardan hesap sorması gerektiğini belirterek, "Bu eylemlerin, İsrailli askerlerin aldığı emirlere aykırı olduğu yönünde yaptıkları açıklamayı gördüm. İlgili kişilerin de buna göre ele alınması kesinlikle uygundur." ifadelerini kullanmıştı.

Editör: Fatma Zehra