Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın hayatını kaybetmesinin ardından, “suça sürüklenen çocuklar” konusu yeniden kamuoyunun ve siyasetin gündemine taşındı. Türkiye Büyük Millet Meclisi ile ilgili bakanlıklar, çocukların suçla temas etmeden önce tespit edilmesini ve önleyici mekanizmaların devreye alınmasını hedefleyen yeni bir sistem üzerinde yoğunlaştı.
TBMM bünyesinde kurulan Meclis Araştırma Komisyonu çalışmalarını sürdürürken; Adalet, İçişleri, Millî Eğitim ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıkları ve TÜİK arasında koordinasyon toplantıları gerçekleştiriliyor. Bu görüşmelerde, çocukların suça sürüklenmesine zemin hazırlayan risk faktörlerinin daha erken aşamada belirlenmesine yönelik yeni bir çerçeve ele alındı.
Yeni modelin merkezinde, farklı kurumların elinde bulunan idari verilerin ortak bir dijital sistemde toplanması yer alıyor. Böylece yoksulluk, okul terkleri, aile içi sorunlar ve ebeveyn işsizliği gibi risk alanlarının erken tespit edilmesi, çocukların adli süreçlere dahil olmadan önce izlenmesi ve sosyal destek programlarına yönlendirilmesi hedefleniyor.
Bakanlıklar arası değerlendirmelerde, mevcut uygulamaların çocukları suçla temas etmeden korumakta yetersiz kaldığı görüşü öne çıktı. Komisyon toplantılarında da erken müdahale, rehberlik ve önleyici sosyal politikaların güçlendirilmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.
Yetkililer, ailede suç geçmişinin bulunmasının çocuklar açısından önemli bir risk unsuru olduğuna dikkat çekerek, bu gruba yönelik özel izleme ve sosyal destek programlarının hayata geçirilmesinin planlandığını belirtti. Okuldan kopuşun suça sürüklenme riskini artırdığına işaret eden değerlendirmelerde ise dezavantajlı bölgelerde rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, okul temelli sosyal desteklerin artırılması ve okul çevresi güvenliğinin öncelikli hale getirilmesi gerektiği ifade edildi.