Avrupa, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin aksaması nedeniyle sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) akışının azalması ve mevcut sevkiyatlar için Asyalı alıcılarla rekabetin kızışması sonucunda kış mevsimine tarihsel olarak düşük gaz stokları ve yaklaşık üç yılın en yüksek fiyatlarıyla giriyor.
Financial Times gazetesi, çarşamba günü yayımladığı haberinde Avrupa’ya gönderilen LNG’nin fiyatının milyon İngiliz ısı birimi (MMBtu) başına 22,83 dolara yükselerek Ocak 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştığını bildirdi. Fiyatlardaki artışta, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen sevkiyatların kesintiye uğramayı sürdürmesi etkili oldu.
Gazeteye göre temmuz ayında Hürmüz Boğazı’ndan yalnızca sekiz LNG tankeri geçti. Savaş öncesinde ise boğazdan günde yaklaşık üç tanker geçiyordu. Çatışmalar başlamadan önce küresel LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si bu güzergâh üzerinden gerçekleştiriliyordu. Bu nedenle boğazdaki gemi trafiğinin azalması, uluslararası pazardaki arz açığının doğrudan nedenlerinden biri hâline geldi.
Sevkiyatların azalmasıyla birlikte Avrupa’daki depolama tesislerinin doldurulma hızı da yavaşladı. Ağustos ayında depolara günde üç teravatsaat gaz aktarılırken geçen yılın aynı döneminde bu miktar 3,6 teravatsaat düzeyindeydi. Bu durum, ısınma sezonu başlamadan önce kıtanın yeterli rezerv oluşturma kapasitesini azalttı.
Gaz stokları tarihsel olarak düşük seviyede
Avrupa Gaz Altyapısı verileri, Avrupa Birliği’ndeki depoların ağustos ayının sonlarında kapasitelerinin yaklaşık yüzde 63’ü oranında dolu olduğunu gösterdi. Wall Street Journal ise yılın bu döneminde olağan doluluk oranının yüzde 80’e yaklaştığını bildirdi.
Hollandalı ING Bank analistleri, Avrupa Birliği’nin ısınma sezonundan önce belirlenen yüzde 75’lik asgari depolama hedefine ulaşmakta zorlanabileceği uyarısında bulundu. Wall Street Journal’a göre bu durum, şirketlerle hükümetleri alımlarını artırmaya zorlayabilir ve fiyatları daha yüksek seviyelere taşıyabilir.
Enerji Fiyatları ve Uluslararası Politikalar Araştırma Kuruluşu, Avrupa’daki gaz stoklarının ağustos ortasında yaklaşık yüzde 61 seviyesinde olduğunu tahmin etti. Bu oran, verilerin tutulmaya başlandığı 2009’dan bu yana yılın bu tarihi için kaydedilen en düşük seviye olurken yaklaşık yüzde 82 olan beş yıllık ortalamanın da oldukça altında kaldı.
Kuruluşun 21 Ağustos’ta yayımladığı raporda, Avrupa’nın boru hatlarıyla taşınan gaza bağımlılıktan LNG’ye yönelmesinin kıtayı deniz ticaretindeki aksamalara ve diğer ithalatçı bölgelerle yaşanan fiyat rekabetine karşı daha savunmasız hâle getirdiği belirtildi.
Mevcut ve gelecekteki kontrat fiyatlarının birbirine yaklaşması, gaz depolamaya yönelik ticari teşvikleri de azalttı. Kış aylarında beklenen fiyat; gazın satın alınması, finanse edilmesi ve depolanması için gereken maliyeti karşılayacak kadar yüksek olmadığında şirketler, piyasanın ilerleyen dönemde ihtiyaç duyacak olmasına rağmen ek miktarlar ayırmaktan kaçınıyor.
Financial Times, özel şirketlerin gerekli depolama seviyelerine ulaşamaması durumunda Avrupa hükümetlerinin müdahale etmek zorunda kalabileceğini yazdı. Gazete, piyasa mekanizmalarının kıtanın en büyük ekonomisi için gerekli miktarı sağlayamaması hâlinde özellikle Almanya’nın harekete geçebileceğini belirtti.
Kış faturaları yükselecek
Avrupa, Asya’dan gelen giderek artan bir rekabetle de karşı karşıya. Kıtanın temel LNG göstergesi olan Platts JKM Endeksi, ağustos ayında yüzde 13 artarak milyon İngiliz ısı birimi başına 24,08 dolara yükseldi.
Daha yüksek fiyatlar, tankerleri daha fazla gelir sunan pazarlara yönlendiriyor. Bu durum, Avrupalı alıcıları LNG sevkiyatlarını çekebilmek için tekliflerini yükseltmeye zorluyor.
Risklerin boyutu yalnızca stok seviyesine bağlı değil. Hava sıcaklıkları, depolardan gaz çekilme hızı, ulaşım ağlarının kapasitesi ve kabul terminallerinin gazı tüketim merkezlerine ulaştırabilme kabiliyeti de belirleyici oluyor.
Uzun süreli bir soğuk hava dalgası rezervlerin hızla azalmasına, spot piyasa fiyatlarının yükselmesine ve hanelerle enerji yoğun sektörler üzerindeki baskının artmasına yol açabilir.
Sürecin etkileri İngiltere’de görülmeye başladı. Enerji piyasası düzenleyicisi Ofgem, çarşamba günü yaptığı açıklamada 1 Ekim ile 31 Aralık 2026 tarihleri arasında hanelere uygulanan enerji fiyat tavanının yüzde 4 artırılacağını duyurdu.
Gaz ve elektrik kullanan, ödemelerini otomatik banka talimatıyla yapan ortalama bir hanenin yıllık faturası 60 sterlin artarak 1.663 sterlinden 1.723 sterline yükselecek. Bu, aylık yaklaşık beş sterlinlik artış anlamına geliyor.
Ofgem, fiyat tavanının varsayılan tarifeleri kullanan yaklaşık 22 milyon haneyi koruduğunu belirtti. Uygulama, enerji şirketlerinin birim fiyatlar ve sabit ücretler üzerinden tahsil edebileceği en yüksek bedelleri belirliyor. Artış, sabit fiyatlı sözleşme kullanan yaklaşık 11 milyon haneyi kapsamıyor.
Resmî verilere göre üçüncü çeyrekte kilovatsaat başına 7,33 peni olan doğal gazın birim fiyatı, ekim-aralık döneminde 7,97 peniye yükselecek. Günlük sabit ücret de 29,04 peniden 29,68 peniye çıkacak.
Elektriğin birim fiyatı kilovatsaat başına 26,11 peniden 26,32 peniye yükselirken günlük sabit ücret 57,19 peniden 54,83 peniye gerileyecek. Elektrik fiyatlarına Ekim 2026 ile Mart 2027 döneminde katma değer vergisi dâhil edilmeyecek.
Ofgem, her hanenin ödeyeceği gerçek tutarın tüketim miktarı, yaşanılan bölge, sayaç türü ve ödeme yöntemine bağlı olduğunu vurguladı. Fiyat tavanı, toplam faturaya üst sınır getirmiyor; enerji birim fiyatlarıyla sabit ücretlerin azami seviyesini belirliyor.
Kimya, gübre, çelik, cam ve seramik gibi enerji yoğun sektörler de yükselen gaz ve elektrik fiyatları nedeniyle ek baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Şirketler, artan maliyetleri ürün fiyatlarına yansıtmak veya talebin en yüksek olduğu dönemlerde üretimi azaltmak zorunda kalabilir.