Analistler, ABD’nin yeni yaptırımlarının piyasalarda kısa vadede şok oluşturma kapasitesini sınırlı görüyor. Washington’ın askeri müdahaleden ekonomik baskıya yönelmesinin petrol arzına ilişkin doğrudan riskleri azalttığı, buna karşın İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığını aksatma gücünü hala koruduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre Tahran’ın ticari ortaklarını dolara erişimden mahrum bırakma tehdidi, ABD para birimini geçici olarak destekleyebilir. Ancak altın ve tahvil piyasalarının yönü üzerinde enflasyon ve faiz beklentileri belirleyici olmayı sürdürüyor.
ING Bank’ın emtia analistleri, salı günü yayımladıkları değerlendirmede, Washington’ın İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırma girişimlerinin piyasayı önemli ölçüde etkilemediğini bildirdi. Analistler, ABD’nin Tahran’ın ortaklarını İran ile ticaretten uzaklaştırmayı amaçlayan adımlarının piyasa açısından tali ve etkisiz görüldüğünü belirtti.
Bankanın değerlendirmesi, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’ın ikincil yaptırımların genişletileceğini ve İran ile iş yapan ülkelerin dolar temelli finansal sistemden çıkarılabileceğini açıklamasına rağmen petrol fiyatlarının düşmeye devam etmesinin ardından geldi.
Reuters’a göre Brent petrolün vadeli işlem fiyatı, GMT 06.30 itibarıyla 90 sent veya yüzde 1 gerileyerek varil başına 91,27 dolara indi. ABD Batı Teksas türü ham petrolünün varil fiyatı da 76 sent veya yüzde 0,9 düşüşle 84,25 dolar oldu.
Her iki petrol türü de pazartesi günkü seansın kapanışında yüzde 2’den fazla değer kaybetmiş, ABD ham petrolü bir haftanın en düşük seviyesine gerilemişti.
ING analistleri, piyasanın sınırlı tepki vermesini Washington’ın İran petrolünün büyük alıcılarına veya ödemeleri gerçekleştiren bankalara yönelik yaptırımları derhâl açıklamamasına bağlıyor. Bessent’ın hedef alınacak ülkeleri ve yaptırımların ne zaman yürürlüğe gireceğini belirtmemesi de bu değerlendirmeyi destekliyor.
KCM şirketinin baş piyasa analisti Tim Waterer, piyasaların ekonomik baskıyı, fiilî petrol arzı açısından askeri müdahaleye göre daha düşük riskli bir yol olarak değerlendirdiğini söyledi. Reuters’a konuşan Waterer, bu algının yaptırım açıklamasının ardından petrol fiyatlarının sert biçimde yükselmek yerine düşmesine neden olduğunu belirtti.
Waterer’ın açıklaması, ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in ülkesinin İran’a karşı askeri güç kullanımını ihtimal dışı bırakmadığını ancak mevcut aşamada ekonomik baskıyı artırmaya yöneldiğini söylemesinin ardından geldi.
Waterer’a göre bu değişiklik, Orta Doğu’daki petrol tesislerinin veya ihracat güzergahlarının arzı aniden azaltabilecek yeni askeri operasyonların hedefi olacağına ilişkin yatırımcı endişelerini hafifletti. Ancak Tahran’ın deniz taşımacılığını aksatarak karşılık verme kapasitesini koruduğunu ve bunun petrol fiyatlarında risk priminin devam etmesine yol açtığını belirtti.
Waterer’ın işaret ettiği riskler, Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Biriminin salı günü bir petrol tankerinin kimliği belirlenemeyen bir mermiyle vurularak devre dışı kaldığını açıklamasıyla öne çıktı. Olayın, Umman’ın Şişa bölgesinin yaklaşık 9 deniz mili veya 16,7 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiği bildirildi. Kurum, saldırının sorumlusunu açıklamadı.
İran ise pazartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan geçiş kurallarını ihlal ettiğini belirttiği 45 tankerin adını yayımlamış ve bu gemilere yönelik, yüklerine el konulmasına kadar varabilecek işlemler yapılacağı uyarısında bulunmuştu.
Savaş başlamadan önce Hürmüz Boğazı’ndan, küresel petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık gelen miktarda sevkiyat gerçekleştiriliyordu.
Waterer, yatırımcılar mevcut yaptırımların fiili petrol arzını askeri tırmanma kadar tehdit etmediğini düşünse bile, İran’ın deniz taşımacılığını aksatma kapasitesinin ham petrol fiyatlarındaki risklerin tamamen ortadan kalkmasını engellediğini söyledi.
Döviz piyasasında Avustralya Ulusal Bankasının baş döviz analisti Ray Attrill, Washington’ın İran’ın ortaklarını ABD para birimine erişimden mahrum bırakma tehdidinin, doların geçen haftanın sonunda kaydettiği düşüşün bir bölümünün durmasına katkıda bulunmuş olabileceğini belirtti.
Attrill, bankanın podcast yayınında, yaptırıma maruz kalma ve dolara erişimi kaybetme ihtimalinin, hedef olabilecek kurumları ve ülkeleri kısıtlamalar yürürlüğe girmeden önce ABD para birimi satın almaya yöneltebileceğini ifade etti.
Attrill, “Yaptırımlara maruz kalacak ve dolara erişemeyecekseniz, bu gerçekleşmeden önce bir miktar dolar satın almanız daha iyi olur.” dedi.
ABD para biriminin altı önemli para birimi karşısındaki performansını ölçen dolar endeksi yüzde 0,1 artarak 99,07 puana yükseldi. Endeks, bir önceki gece kaydettiği yüzde 0,16’lık yükselişi sürdürerek son üç ayın en düşük seviyelerinden uzaklaştı.
Attrill, bu hareketi doların değer kaybında küçük bir düzeltme olarak nitelendirdi ve bunun para biriminin genel yönünde kapsamlı bir değişim anlamına gelmediğini belirtti. Piyasalar, doların değer kaybetme ve tahvil getirilerinin yükselme risklerini değerlendirmeye devam ediyor.
Metal piyasasında IG piyasa analisti Tony Sycamore, altın fiyatlarında önümüzdeki dönemde yaşanabilecek herhangi bir gerilemenin, değerli metalin ons başına 4 bin 900 ile 5 bin dolar arasındaki bir sonraki direnç seviyesine yükselmesini bekleyen alıcılardan güçlü destek göreceğini söyledi.
Spot altının ons fiyatı salı günü GMT 06.51 itibarıyla 4 bin 645,67 dolarda sabit kaldı. Altın, seansın erken saatlerinde 14 Mayıs’tan bu yana en yüksek seviyesine ulaşmıştı. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 0,1 yükselerek 4 bin 702 dolara çıktı.