Abone Ol

HÜDA PAR siyasi partilerle bayramlaştı

HÜDA PAR, Kurban Bayramı münasebetiyle gerçekleşen bayramlaşma ziyaretleri kapsamında 7 siyasi parti ile bayramlaştı.

HÜDA PAR siyasi partilerle bayramlaştı

Bayramlaşma programı kapsamında AK Parti, Deva Partisi, Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi, Milli Yol Partisi, Demokratik Sol Parti ve Gelecek Partisi ile bayramlaşıldı.

HÜDA PAR'ın kabul heyetinde, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Hamdin Aslan, Genel İdare Kurulu Üyesi Ahmet Karaarslan ve Genel İdare Kurulu Üyesi Muhsin Şenol yer aldı.

Siyasi partileri genel merkezlerinde ziyaret eden heyette ise HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emiroğlu, Genel İdare Kurulu Üyesi Hamdullah Er ve Genel İdare Kurulu Üyesi Yasin Dursun bulundu.

Bayramlaşmalarda, Gazze’de ateşkese rağmen devam eden saldırılar başta olmak üzere, terörsüz Türkiye süreci, Kürt meselesi ve CHP'nin mutlak butlan kararı sonrası yaşananlar gündem edildi.

İlk bayramlaşma AK Parti ile HÜDA PAR arasında gerçekleşti. AK Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen bayramlaşma, basına açık bir şekilde gerçekleştirildi. Ev sahibi olarak söze başlayan AK Parti Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, HÜDA PAR heyetinin bayramını tebrik etti.

Yayman, "Allah razı olsun. Teşekkür ederiz. Bayramı şerifiniz mübarek olsun. Allah nice bayramlara çıkmayı nasip eylesin. Birlik beraberlik içerisinde, huzur içerisinde Allah milletimizi, ülkemizi korusun. Allah büyük afetlerden, musibetlerden muhafaza eylesin inşallah. Değerli başkanım hoş geldiniz. Başkanlarım hoş geldiniz. Değerli basın mensupları, çok değerli başkanlarım, bir kez daha bayramı şerifinizi tebrik ediyorum. Allah nice bayramlara çıkmayı nasip eylesin." dedi.

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emiroğlu, "Cenabı Allah böyle bir ikramda bulundu. Biz Müslümanlar senede iki kez elhamdülillah bu mübarek günleri idrak etmeye çalışıyoruz. Yine bu vesileyle bir araya gelmekten de büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim. Bayramlar küskünlüklerin, dargınlıkların bir kenara itildiği, ortak paydalarda birleşildiği, insanların birbirlerine karşı daha sıcak, daha samimi olduğu zaman dilimleridir. Hayırlara vesile olsun hem şahsımıza, hem partilerimize, hem memleketimize, hem milletimize, hem insanlık alemine inşallah hayırlar getirsin diye temenni ediyoruz." ifadelerine yer verdi.

"Gazze'de yaşananlar sadece Gazzelilerin veya HAMAS'ın meselesi değildir"

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yunus Emiroğlu, konuşmasının devamında şunları söyledi: "Tabii biz burada bayramı idrak ederken malumunuz yaklaşık 3 yıldır Gazze'de, Filistin'de kardeşlerimiz çok büyük bir mezalim yaşıyorlar. Gazze'de yaşananlar sadece Gazzelilerin veya oradaki direniş örgütlerinin, Hamas'ın meselesi değildir. Elhamdülillah biz Müslümanız. Mesele bizim açımızdan itikadi bir meseledir. Mescid-i Aksa'nın varlığı bunu bir imani sorumluluk olarak hepimize yüklüyor. İkinci husus ise bölge için bir güvenlik meselesidir. Siyonizmin buradaki varlığı, yaptığı zulümler... Üçüncü olarak da tabi bu bir insanlık meselesidir. 3 yıla yakındır devam eden bu mezalimin bir an önce inşallah son bulmasını da ümit ediyoruz. Fakat yaşanan bazı gelişmeler de doğrusu biraz daha bu meseleyi hassasiyetle ele almamız gerektiğini de ortaya koyuyor. Hepimiz takip ettik. Trump'ın İbrahim Anlaşmaları üzerinden Türkiye'yi de buna dahil etmek suretiyle İran'la müzakere masasına oturma şartını Türkiye'nin İbrahim Anlaşmalarına ve Türkiye dahil diğer başka bölge ülkelerinin bu anlaşmaya imza atmasını bir şart olarak koşması bize göre açık bir şantajdır, bir baskıdır. Hükümetimizin kesinlikle buna boyun eğmemesi gerektiğini ifade ediyoruz, bu ümidi de taşıyoruz. Çünkü Amerika'nın tarihi itibariyle son 30-40 yıla çok uzağa gitmeye gerek yok, Irak'ta Afganistan'da yaşananlar yine israil ile normalleşme adı altında bölgede yaşanan gelişmelere baktığımızda Amerika'nın varlığı aslında kimseye bir katkı sağlamadı. Amerika ben Katar'ı koruyacağım, şurayı koruyacağım dedi ama görüldü ki bölge ülkelerine de bir faydası yok. Bu vesileyle İbrahim Anlaşmaları ile ilgili Türkiye'nin tavrını biliyoruz. Bu konudaki hassasiyetini de daha güçlü şekilde ortaya koyması gerektiğini bu vesileyle ben ifade etmek isterim."

"Kürt meselesini biz ayrı, PKK ve şiddet sorununu ayrı değerlendiriyoruz"

Emiroğlu, “Malumunuz bir de yürüyen bir terörsüz Türkiye süreci var. Başından beri biz şiddetin bir hak arama aracı olmadığını, mutlaka silahların bırakılması gerektiğini söyledik. Hatta Meclis’teki komisyona genel başkan düzeyinde bir temsiliyetle bu meseleye ne kadar hassasiyet ve önem gösterdiğimizi de bütün kamuoyu gördü. Ancak şu var, süreçte bir yavaşlama olduğu görülüyor, böyle bir izlenim oluşuyor. Biz bunun daha hızlı şekilde yürümesi gerektiğine inanıyoruz. Eğer bu yavaşlama devam ederse bir tıkanma ihtimali doğurabilir. Onun için ümidimiz bir an önce bu sürecin bir neticeye varması. Tabii ki silahların susması her yönüyle memleketin maddi manevi kalkınması açısından önemlidir. Dolayısıyla şunun da özellikle ifade etmek lazım. Biz, Kürt meselesini ayrı, PKK ve şiddet sorununu ayrı değerlendiriyoruz ve Kürt meselesinin, Kürt milletinin meşru taleplerinin şiddet parantezine hapsedilmesini de doğru bulmadığımızı defaatle ifade ettik. Ama dediğim gibi önemli bir adımdı. Çünkü burada bir kardeşlik vurgusu var, bir tarih vurgusu var, bir kader vurgusu var. Bize göre de bu işin zemini bir Malazgirt ruhuyla yeniden inşa edilebilir. Çünkü Türk’ü Kürt’e, Kürt’ü Türk’e kırdıran anlayış bu toplumda bir maya bulmadı. Elhamdülillah bundan sonra da bulmayacak. Ümidimiz odur ki bir an önce bu da bir sonuca varsın. Ayrıca hiçbir şahsın veya hiçbir partinin, hiçbir örgütün tek başına bir milleti temsil edemeyeceğini de ifade etmek isterim. İnşallah hayırlı neticeler alırız." dedi.

"CHP de ısrarla bunu bir memleket meselesine dönüştürmeye çalışıyor"

CHP’de yaşanan gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Emiroğlu, "Bu, CHP'nin kendi iç meselesidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kendi iç çekişmelerinin bir yansımasıdır. Yani bu bunu bir hükümet, iktidar veya muhalefet kavgası olarak değerlendirmiyoruz, onu özellikle ifade etmek isterim. Baktığınız zaman taraflar da şüpheliler de mağdur olduğunu söyleyenler de CHP'li. CHP'ye gönül veren vatandaşlarımız da yeniden belki bu süreci daha sağlıklı değerlendirerek en azından toplumun, seçmenin, siyaset kurumuna olan güveninin daha fazla zedelenmemesi için hassasiyet gösterirler diye ümit ediyoruz. Yani mutlak butlan meselesini bir kayyum uygulaması olarak da değerlendirmiyoruz. Ama dediğim gibi CHP'nin iç meselesidir. CHP de ısrarla bunu bir memleket meselesine dönüştürmeye çalışıyor. Bunu da yadırgadığımızı, doğru bulmadığımızı ifade etmek isterim." diye konuştu.

"Bu coğrafyada Türk, Arap, Kürt yan yana geldiği zaman atlarımızın rüzgarı Adriyatik denizinden Çin denizine kadar geçecek"

Son olarak Yayman, "3 başlıktan bahsettiniz. Bir tanesi Gazze ve Müslüman coğrafyalardaki mazlumların durumu ve İran'daki gelişmeler. Bunlar çok önemli ve bütün bu tartışmalar, çerçevesini çizdiğiniz husus Türkiye'nin önemini bir kez daha ortaya çıkartıyor. Türkiye'nin güçlü olması, kendi içindeki iç cepheyi sağlamlaştırması ve söylediğiniz ikinci başlıkla ilgili işte terörsüz Türkiye süreci olarak adlandırdığımız süreçte bizim hep söylediğimiz bir husus var. Biz 86 milyon biriz, beraberiz, kardeşiz ve duygudaşız. Duygudaşız, bak mesela en önemli iş nedir? Kurban bayramı, ramazan bayramı. Bu milletleri bir arada tutan en önemli duygudaşlıklardır. Birincisi bu. Duygudaşız. İki kaderdaşız. Aynı kaderi paylaşıyoruz. Üç tarihdaşız. İfade ettiniz Malazgirt... Malazgirt nedir? İşte bu tarihdaşlığın bin yıl öncesinden başlayan bir ortak kaderin, ortak hissiyatın ortaya çıkması. Dördüncüsü de vatandaşlık. Hepimiz bu cumhuriyete vatandaşlık bağlarıyla bağlı 86 milyon herkesin birinci sınıf vatandaş olduğu, eşit, hür olduğu ve kendini ifade ettiği bir Türkiye hayali ortak paydasında hep beraber çalışıyoruz.

Bu çok önemli onun için terörsüz Türkiye meselesinde çok önemli adımlar atıldı. Artık şiddetin dönemi sona ermiştir. Örgüt silah bırakmalıdır. Sözde değil özde bırakmalıdır. Ve bu noktada sadece ellerinden değil, kalplerinden de zihinlerinden de silahı bırakmalılar. Ve bu noktada da işte komisyonun kurulması... Türkiye'de ilk defa böyle bir komisyon kuruldu iktidarıyla muhalefetiyle. 2009'da benzer bir süreç var hatırlarsınız Demokratik Açılım süreci. Orada MHP ve CHP o komisyona katılmamıştı.

Şimdi bu komisyonda Milliyetçi Hareket Partisi'nin varlığı çok kıymetli, çok değerli ve çok stratejik bir varlık. Cumhuriyet Halk Partisi'nin de masada olması çok önemli... İlk defa komisyon kuruldu. Sonra işte bir ziyaret gündeme geldi, bu ziyaret gerçekleşti. Sonra rapor yazıldı. Yani aslında atılması gereken adımlar konusunda doğrusunu söylemek gerekirse çok büyük mesafeler alındı, eşikler aşıldı. İnşallah bayramdan sonra da böyle güzel adımlar olur. Allah mahcup eylemesin. Çok teşekkür ediyoruz." dedi. (İLKHA)