Haber Detayı
27 Ekim 2020 - Salı 16:40 Bu haber 238 kez okundu
 
TÜRKİYE’NİN MÜZELERİ
Türkiye'de bulunan müzeler, bu müzelerin tarihi geçmişi ve barındırdığı tarihi eserlerin bulundurmasıyla öne çıkıyor.
KÜLTÜR-SANAT Haberi
TÜRKİYE’NİN MÜZELERİ

Ülkemizde ilk müze 1846 yılında Tophane-i Âmire Müşiri Fethi Ahmet Paşa tarafından İstanbul’da harbiye ambarı olarak kullanılan Aya İrini Kilisesi’nde kurulmuştur. 1869 yılında müzeye Müze-i Hûmâyun (İmparatorluk Müzesi) adı verilerek, müdürlüğüne Mekteb-i Sultânî öğretmenlerinden Mr. Edward Goold getirilmiştir. İmparatorluğun doğrudan eski eserle ilgili ilk düzenlemesi olan Âsâr-ı Atika Nizamnamesi (Eski Eserler Kanunu) 1869 yılında çıkarılmıştır.

 

Nizamname, Osmanlı topraklarında eski eser aramak isteyenlerin Maarif Nezareti’nden izin alması koşulunu getirmiş, eski eserlerin yurt dışına çıkarılamayacağını, ancak yurt içinde satılabileceğini hükme bağlamıştır. 1872 yılında Müze-i Hûmâyun müdürlüğüne Alman Dr. Philipp Anton Dethier atanmış, Dethier zamanında Aya İrini Kilisesi’nde bulunan eserler Çinili Köşk’e taşınmıştır. 1874 yılında ikinci Âsâr-ı Atika Nizamnamesi yürürlüğe girmiştir. 1881 yılında Osman Hamdi Bey’in müze müdürlüğüne getirilmesiyle birlikte Türk müzeciliğinde yeni bir dönem başlamıştır.

 

1884 yılında Osman Hamdi Bey’in gayretleri ile çıkarılan yeni Âsâr-ı Atika Nizamnamesi ile eski eserlerin yurt dışına çıkarılması yasaklanmıştır. Osman Hamdi Bey, Çinili Köşk’ün bahçesine İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni yaptırmış, onun döneminde, Konya (1902) ve Bursa (1904) müzeleri kurulmuştur. Osmanlı coğrafyasında ilk bilimsel kazılara öncülük eden ve çağdaş müzecilik anlayışının şekillenmesinde önemli rol oynayan Osman Hamdi Bey’in, 1910 yılında ölümünden sonra kardeşi Halil Edhem Bey müdür olmuştur. Halil Edhem Bey, özellikle Anadolu müzelerinin gelişmesine katkıda bulunmuş, Türk İslâm Eserleri (1914) ve İstanbul Şark Eserleri Müzesi (1925) onun zamanında kurulmuştur. Atatürk, Kurtuluş Savaşı’ndan itibaren müzelere büyük ilgi göstermiş, birçok müzenin kurulmasını bizzat sağlamış, gerçek anlamda Türk müzeciliğinin temellerini atmıştır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Anadolu’nun birçok ilinde yeni müzeler açılmış ve mevcutlarının yeniden düzenlenmesiyle müzelerin ülke çapında yaygınlaşması sağlanmıştır. Yeni açılan müzeler dışında, ülkemizdeki önemli mimarî eserler müzeye çevrilmiştir.

 

Cumhuriyet Dönemi’nin ilk müze binası olan Ankara Etnografya Müzesi 1930 yılında ziyarete açılmıştır. 1960’lı yıllardan itibaren yeni müze binalarının yapımına başlanmıştır. 1970’li ve 80’li yıllarda gösterilen özverili çalışmalar sonucu müze sayısı ve çeşitliliği artış göstermiştir. 1983 yılında yürürlüğe giren 2863 sayılı yasa ile özel müzelerin kurulmasına olanak sağlanmıştır. Günümüzde aralarında Avrupa’da yılın müzesi ödülünü de kazanmış, 188’i Bakanlığımıza bağlı, 182’si Bakanlığımız denetiminde özel müze olmak üzere toplam 370 müze bulunmaktadır.

 

Bunun yanında Bakanlığımıza bağlı, düzenlenmiş 131 ören yeri vardır. Sayıları gün geçtikçe artan müzelerimiz, artık sadece eserlerin sergilendiği, depolandığı soğuk mekânlar olmaktan çıkmış, halkın eğitimi için ulusal ve uluslararası konferansların, seminerlerin düzenlendiği, çeşitli sosyal ve kültürel faaliyetlerin gerçekleştirildiği, sergilerin açıldığı; bilimsel yayınların yapıldığı, ülkemizin tanıtımına katkıda bulunan eğitim ve kültür kurumları hâline gelmiştir. Özellikle son 10 yılda kazanılan ivme ile aralarında dünyanın en büyük mozaik müzesi olan Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, Kırşehir Kaman Kalehöyük Arkeoloji Müzesi, Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi, Aydın Müzesi, Tokat Arkeoloji ve Etnografya Müzesi gibi yeni müzeler açılmış, 50’yi aşkın müze çağdaş müzecilik anlayışına göre yenilenmiştir.

Kaynak: Editör: Ahmet PEKCAN
Yorumlar
Haber Yazılımı