Haber Detayı
04 Temmuz 2020 - Cumartesi 23:17 Bu haber 254 kez okundu
 
Tarihe yön veren konuşmalar! ALPARSLAN
Doğum tarihi: 20 Ocak 1029, Harezm Tam adı: Muhammad bin Dawud Chaghri Eş: Aka Khatun Suikaste uğradığı tarih ve yer: 24 Kasım 1072, Ceyhun Sonra gelen: Melikşah Çocuklar: I. Melikşah, I. Tutuş, Arslan Argun, Bori-Bars,
BİYOGRAFİ Haberi
Tarihe yön veren konuşmalar! ALPARSLAN

Alparslan, Anadolu’nun kapılarını Türklere açan ünlü Selçuklu hükümdarı… Kazandığı sayısız zaferin içinde Malazgirt Zaferi, şüphesiz en önemli olanı. Alparslan’ın Mısır seferine çıkmasını fırsat bilen Bizans İmparatoru Diyojen, Türkleri Anadolu’dan atmaya karar verip yol boyunca da katliamlar yaparak Malazgirt’e kadar gelir. Alparslan ise Mısır seferinden vazgeçip Malazgirt’te savaştığı Bizans ordusuna karşı büyük bir zafer kazanır. Kaynaklara göre Alparslan savaştan önce biri Hoy şehrinde ordu ileri gelenlerine, diğeri de Malazgirt önünde savaşa başlamadan az bir vakit önce bütün ordusuna olmak üzere iki nutuk vermiştir.

 

Alparslan her iki nutukta da kumandanlarını savaşa katılıp katılmama konusunda serbest bırakmıştır. Tüm ordusuna verdiği ikinci nutukta dikkati çeken en önemli özellik, Alparslan’ın yapacağı savaşa vermek istediği anlamdır. Ona göre bu savaş yalnız askerî, siyasî veya millî bir savaş değildir; aynı zamanda dinî bir savaştır. Nitekim Sünnî İslam dünyasının başı olan Bağdat Abbasî halifesi, Alparslan’a gönderdiği mektupta ona cesaret vermekte; Cuma günü başlayacak olan savaşta tüm camilerde, hutbelerde Alparslan ve ordusunun zaferi için dua edilmesini istemektedir.

 

Alparslan’ın da savaş meydanında verdiği nutku, bu küllî duaya dayandırdığı görülüyor. Alparslan’ın konuşmasını, halifenin hutbelerde okunmasını emrettiği duayla bir bütün olarak ele almak gerekir. Alparslan, tarihte hemen hemen bir kural haline gelmiş, ‘Büyük kitleleri idare etmesini bilen büyük adamlar, kesin sonuç almak istedikleri zaman emirlerindekilerin ruh hallerine uygun nutuklar irad ederler’ düşüncesiyle hareket etmiş ve bir zafer kazanmıştır. Alparslan’ın konuşmasında, düşmanın sayıca kat kat üstün olması maddî unsuruna karşı, o anda zaferleri için dua eden Müslümanların manevî desteğini belirtmesinin altını çizmek gerekir. Arkalarında bütün İslam dünyasının bulunduğunu bilen Türk ordusunun nasıl bir ruh haliyle mücadeleye atıldığı ancak bununla anlaşılabilir. Alparslan’ın, ordusundaki askerleri savaşa katılıp katılmama konusunda serbest bırakması ise onların şevkini daha da arttırmıştır. Ayrıca orduda o andan itibaren bir emir-komuta zincirinin olmadığını söylemesi, ordunun her bir ferdini kendi seviyesinde görmesi de askerine verdiği değeri gösterir. Alparslan’ın yaptığı bu konuşma, onun, emrindekilere hitap etmesini bilen iyi bir baş kumandan olduğunu açıkça ortaya koymaktadır

Kaynak: Editör: Ahmet PEKCAN
Yorumlar
Haber Yazılımı