Haber Detayı
08 Ekim 2020 - Perşembe 21:59 Bu haber 142 kez okundu
 
MEŞRUTİYETİN SİYASİ HAYATI
HÜRRİYET'İN İLÂNI İkinci Meşrutiyetin Siyasi Hayatına Bakışlar
TARİH Haberi
MEŞRUTİYETİN SİYASİ HAYATI

İkinci Meşrutiyet'in ilanı Osmanlı ülkesini sevinç içinde bırakmışsa da, Batıda aynı tepkileri yaratmamıştır. Girişilmek istenen yeni bir ıslahat hareketine karşı Batı'nın ''sabotaj''ı çok geçmeden imparatorluk ülkesi içinde köprübaşılar tutmuştur. Dış olaylar billhassa bu durumun, Şark meselesinin vardığı son gelişmelerin ifadesi ve sonuçları olarak görülür. Diğer taraftan Yirminci yüzyılın başlangıcında ıslahat yapmak isteyenler, tecrübesizliğin, tereddüdün ve muhafazakârlığın pençesinden kurtulamamışlardır. Meşrutiyet onlar için çok partili rejim ve parlamenter bir hükümetin şeklen gerçekleştirilmesi demek olmuştur? Teşrii (yasama) alanda her ne kadar ilerlemeler kaydedilmişse de, bunlar gerçekte doğrudan doğruya şahıs ve grup çekişmelerinin tesirlerinden kurtulamamışlardır. Meşrutiyet'iniç olayları da bu durumun ifadesi ve sonucu olarak görülür.

 

İkinci Meşrutiyet'in siyasi hayatı işte bu birbirine girmiş iç ve dış olayların birbirini doğurarak gelişmelerinden ibaret kalmıştır. Gerçi belli bir zaman içinde her devletin iç ve dış olayları, iç ve dış politikası arasında bir bağlantı bulunması tabiidir. Fakat Osmanlı devletinin yapısındaki ve şeklindeki özellik sözü geçen olayların birbirinden ayrılamayacak kadar iç içe geçme ve zincirlenmelerine âmil (etken) olmuştur. İmparatorluğun gerçekte bir mürekkep (birleşik) devlet şeklini (konfederasyon veya federasyon gibi) almasına ülkesindeki ayırıcılık cereyanları, iç ve dış olayların çok taraflığı da başlıca sebep sayılabilir.

Tarık Z. Tunaya Ayaspaşa, Ekim 1959

Kaynak: Editör: Leyla DUMAN
Yorumlar
Haber Yazılımı