Haber Detayı
08 Ekim 2020 - Perşembe 21:57 Bu haber 154 kez okundu
 
İkinci Meşrutiyet ne zaman son bulur?
HÜRRİYET'İN İLÂNI İkinci Meşrutiyetin Siyasi Hayatına Bakışlar
TARİH Haberi
 İkinci Meşrutiyet ne zaman son bulur?

Bu soruyla, üzerinde pek uzlaşılamamış bir noktaya parmak basmış oluyoruz. Tarihçilerimiz ve hukukçularımız bu noktada kesin bir hükme varmış değillerdir. İkinci Meşrutiyet'in son buluş tarihi henüz bir açıklık kazanmamıştır. Bu bakımdan çeşitli tarihler teklif edilebilir: Mondoros Mütarekesi'nin imzalanması (30 Ekim 1918), İttihat ve Terakki Fırkasının son kongresi (5 Kasım 1918) İzmir'in işgali (15 Mayıs 1919), Sıvas Kongresi kararlarının ilanı (11 Eylül 1919), İstanbul'un işgali (16 Mart 1920)- Mebusan Meclisi'nin inikatların tehiri kararı (17 Mart 1920), Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışı (23 Nisan 1920), Sevr Muahedesinin imzalanması (10 Ağustos 1920), 1921 Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun kabulü (20 Ocak 1921), Saltanatın İlgası (1 Kasım 1922), Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923). Acaba bu tarihlerden hangisi bir devletin hayatına son verme bakımından manidardır? Hangi tarihi, hukuki bakımından Osmanlı devletinin sonu olarak kabul etmeliyiz? Bu nokta henüz tartışılmış değildir. Kanaatimizce, sözü edilen tarihler arasında, hukuki ve siyasi bakımlardan uygunluk bulunmamaktadır. Anadolu hareketi Sıvas Kongresi'yle umumileşmiş, ''Heyeti Temsiliye'' fiili ve kudretli bir hükümet organı hüviyetiyle Anadolu'ya hâkim olmuştu.

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp aynı adı almış olan hükümeti kurunca, vergi salan, ordu kuran, kanun yapan, yabancı devletlerle savaşan ve barış müzakerelerine, ticaret münasebetlerine girişen bir organ haline gelmiştir. İstanbul hükümeti bu faaliyet karşısında aciz ve atıl kalmıştır. Fakat buna rağmen, bir tarafta (İstanbul'da) Halife- Padişah ve Heyeti Vükelâsı; bir tarafta da (Anadolu'da) Türkiye Büyük Millet Meclisi (İcra Vekilleri Heyeti dahil) vardı. bu ikiliğin son bulduğu tarih saltanatın ilga eden kararın tarihi olunca, hukuki bakımdan Osmanlı Devleti'nin son buluş tarihi sayılabilir (1/2 Kasım 1922). Siyasi bakımdan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin kuruluşu kesin bir mahiyete sahiptir. Bu tarihten itibarendir ki, Meclis kendisini bütün mülki ve askeri makamların ve umum milletin mercii olarak ilan etmiştir (8). Böylece, Osmanlı devleti fiilen son bulmuş oluyordu. İnkılap kuruculuğu yetkilerine (salahiyeti fevkaladeye) de sahip olduğu kabul edilen bu Meclis vücude getirdiği 1921 Anayasası'yla milli hâkimiyet esasını bir temel siyaset kaidesi olarak ilan etmiştir (9).

 

Daha sonra da 1 Kasım 1922 tarihinde saltanatı, ayrı bir kanunla değil fakat sözü geçen temel kaideden yaptığı mantıki bir istihraçla (sonuç çıkarmak) ve bir Heyeti Umumiye kararıyla lağvetmiş, hükümet organlarındaki ikiliği (İstanbul-Ankara) bu suretle hukuken de kaldırmıştır. Şu halde, 1920 yılının 23 Nisan'ından itibaren İstanbul hükümeti bütün çabalamalarına rağmen kendi kendini tasfiyeden başka bir mana ifade etmeyen üç yıla yakın bir ömre malik olmuştur. Ve bu tarihte, altı yüz yıllık bir saltanat İkinci Meşrutiyet'le birlikte, fiili ve hukuki bakımlardan tarihin malı olmuştur. İkinci Meşrutiyet'in zaman içinde sınırlarını tespit etmek ilk bakışta yalnız tarihçiyi ilgilendiren bir mesele olarak görünürse de, 1908-1922 tarihleri arasında on dört yıl kadar sürmüş olan bu devrede, türlü değişmelere rağmen, siyasi fikir cereyanları, siyasi dernek ve partilerin ideolojileri, devletin yöneldiği gaye ayniyet arzetmişlerdir ve bütün siyasi müesseseler aynı temeller üzerine bina edilmişlerdir. Fakat 1920'den itibaren, sentez mahiyetli bir inkılap hareketi Osmanlı İmparatorluğu'na siyasi müesseseleriyle birlikte son vermiştir.

Tarık Z. Tunaya Ayaspaşa, Ekim 1959 

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı