Güney Kaliforniya merkezli bir girişim, hafta sonu Alaska’daki bir dizi bulutu gelişmiş teknolojiye sahip insansız hava araçlarıyla güçlendirdi. Şirket, üç saatlik çalışma sonucunda yaklaşık 19 milyon galon, yani yaklaşık 72 milyon litre su oluşmasını sağladığını açıkladı.
Rainmaker adlı şirket, gerçekleştirilen denemenin önemli bir teknolojik atılım olduğunu ve kullandığı yöntemin ülke genelinde kuraklıkla mücadele edilmesine ve su kaynaklarının korunmasına yardımcı olabileceğini savunuyor.
Şirketin CEO’su Augustus Doricko, gösterinin ardından X hesabından yaptığı açıklamada, “Rainmaker gelecekte yapay kar yağışıyla buzulları koruyacak ve eski haline getirecek. Bu gösteri ise Rainmaker’ın önümüzdeki aylarda Colorado Nehri ve Büyük Tuz Gölü’ne nasıl yeni su kazandıracağını şimdiden ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Bulut tohumlama teknolojisinin büyük ölçekte çalıştığını “tartışmaya yer bırakmayacak şekilde kanıtlayan” ilk özel şirket olduğunu ileri süren Rainmaker, denemeyi Alaska’daki Kenai Yarımadası üzerinde gerçekleştirdi. Şirketin açıklamasına göre daha önce Utah, Idaho ve Oregon’da da sonuçları doğrulanmış bulut tohumlama çalışmaları yapıldı.
Rainmaker, gümüş iyodür maddesini bulutlara ulaştırmak için insansız hava araçlarından ve gelişmiş hava durumu izleme yazılımlarından yararlanıyor. Gümüş iyodür, bulutların içinde buz kristallerinin oluşumunu teşvik ederek yağmur veya kar biçiminde yağış meydana gelmesine yardımcı oluyor.
2023 yılında kurulan şirket, ABD’nin batısındaki bazı eyaletler ve su yönetim kuruluşlarıyla sözleşmeler imzaladı. Rainmaker ayrıca yatırımcılardan 50 milyon doların üzerinde finansman sağladı.
Şirket daha önce, Teksas’ta ölümlere yol açan sellerin meydana gelmesine neden olduğu yönündeki komplo teorisyenlerinin dayanaksız iddialarının hedefi olmuştu.
E&E News’in aktardığına göre Rainmaker, 2025 yılında federal düzeyde yürüttüğü lobi faaliyetleri için yaklaşık 450 bin dolar harcadı. Şirket ayrıca teknolojisini kamuoyuna ve yasa yapıcılara tanıtmak amacıyla Washington’da reklam kampanyalarını finanse etti.
Doricko, ocak ayında E&E News’e verdiği demeçte, “İnsanların bulut tohumlamanın ne olduğu, güvenli olup olmadığı ve bu uygulamaya izin verilip verilmemesi konusunda son derece haklı soruları vardı” dedi.
Doricko sözlerini, “Benim birinci önceliğim, Amerika’nın, Amerikalı çiftçilerin ve yerel toplulukların bu teknolojiyi kullanma seçeneğine sahip olmasını sağlamak” şeklinde sürdürdü.
Bilim insanları ve yerel yöneticiler, 1900’lü yılların ortalarından bu yana bulut tohumlama yöntemleri üzerinde deneyler yürütüyor.
İklim kriziyle birlikte insansız hava araçları, hava durumu gözlem sistemleri ve yapay zeka teknolojilerindeki ilerlemeler, bulut tohumlama alanında faaliyet gösteren yeni şirketlerin ortaya çıkmasını hızlandırdı.
Utah Doğal Kaynaklar Dairesi İcra Direktörü Joel Ferry, bu yılın başlarında The Washington Post’a yaptığı açıklamada, “Gerçekten son derece vahim bir durumla karşı karşıyayız. Olağanüstü zamanlardan geçiyoruz ve elimizdeki suyu akıllıca kullanmak zorundayız. Eski yöntemlere bağlı kalamayız. Bunun önemli bir parçası da bulut tohumlamanın kullanılmasıdır” ifadelerini kullandı.
Bulut tohumlama umut vadeden bir araç olarak görülse de iklim uzmanları, bu yöntemin tek başına iklim krizinin ve devam eden çok uzun süreli şiddetli kuraklıkların etkilerini telafi edemeyeceğine dikkat çekiyor.
Güneş ışınlarını engellemek amacıyla atmosfere aerosol parçacıkları salınmasını içeren başka bir hava durumu değiştirme yöntemi de yatırımcıların büyük ilgisini çekmesinin yanı sıra ciddi tartışmalara yol açıyor.