Kentte faaliyet gösteren iş insanları ile finans sektörü temsilcilerinin bir araya geldiği programda; üretim, yatırım, istihdam, ihracat ve finansmana erişim başta olmak üzere iş dünyasının yaşadığı sorunlar ele alındı.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, programda yaptığı konuşmada reel sektör ile finans sektörünün birlikte hareket etmesinin ekonomik büyüme açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
"Reel sektör ve finans sektörü birlikte çalışmalı"
Reel sektör ile finans sektörünün aynı salonda buluşmasının önemli olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, "Bugün reel sektör ile finans sektörü aynı salonda bir araya geldi. Bu buluşma son derece önemlidir. Çünkü nasıl ki bir kuş tek kanatla uçamazsa, bir ekonomi de yalnızca tek kanatla ayakta kalamaz. Reel sektör ve finans sektörü birlikte çalıştığı zaman üretim, yatırım ve istihdam büyür" dedi.
Hisarcıklıoğlu, Diyarbakır'a gelen kamu bankalarının genel müdürlerinin yaklaşık 250 iş insanıyla birebir görüşeceğini belirterek, bankacıların iş insanlarını yerinde dinlemesinin önemli bir sorumluluk örneği olduğunu ifade etti.
"Diyarbakır ekonomisi Türkiye ortalamasının üzerinde büyüyor"
Diyarbakır'ın ekonomik verilerini incelediğini belirten Hisarcıklıoğlu, kurulan şirket sayısı, sigortalı çalışan sayısı, iş yeri sayısı ile gelir ve kurumlar vergisi mükellefi artışında kentin Türkiye ortalamasının üzerinde performans gösterdiğini söyledi.
Diyarbakır'daki ticari hareketliliğe de dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, huzur, güven ve istikrarın ticaretin büyümesi açısından önem taşıdığını belirterek, "Ticaret olmadan da refah olmaz" ifadelerini kullandı.
"Diyarbakır sermaye göçü veriyor"
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya ise kentin genç nüfusu, sulanabilir tarım arazileri, tatlı su kaynakları ve bölgesel ticaret avantajları açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Buna rağmen istihdam, ihracat ve sanayi göstergelerinin kentin potansiyelinin gerisinde kaldığını belirten Kaya, bunun en önemli nedenlerinden birinin finansmana erişim olduğunu ifade etti.
Kaya, geçmişte yılda 5-10 şirket merkezinin başka illere taşındığını, 2025 yılında ise bu sayının yaklaşık 120'ye ulaştığını belirterek, Diyarbakır'ın artık şirket göçüyle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Büyük ölçekli firmaların kentten ayrılmasının istihdam, katma değer ve ihracat açısından ciddi kayıplara yol açtığını belirten Kaya, finansmana erişim sorununun çözülmesi gerektiğini vurguladı.
"250 iş insanı finansman görüşmesi için başvurdu"
Düzenlenen buluşma kapsamında 250 iş insanının kamu bankalarının genel müdür yardımcılarıyla birebir görüşmek için başvurduğunu açıklayan Kaya, bu rakamın kentteki finansman ihtiyacının boyutunu ortaya koyduğunu söyledi.
Kaya, "Sektörlere yaptığımız çağrı sonrası tam 250 iş insanı kamu bankalarının genel müdür yardımcılarıyla birebir görüşmek için başvuruda bulundu. Geçtiğimiz günlerde Ankara'da yapılan benzer toplantıda Türkiye genelindeki başvuru sayısı yaklaşık 600'dü. Bunun 250'sinin Diyarbakır'dan gelmiş olması bile finansmana erişim ihtiyacının büyüklüğünü göstermektedir" dedi.
Kamu bankalarının bölge müdürleri ve genel müdür yardımcılarından görüşmeleri titizlikle değerlendirmelerini isteyen Kaya, sağlanacak kredilerin yalnızca finansman anlamına gelmediğini, şirketlerin Diyarbakır'da kalması, istihdam oluşturması ve ihracat yapmasına da katkı sağlayacağını ifade etti.
"Ekspertiz sorunu çözülmeli"
Kaya, işletmelerin finansmana erişiminde ekspertiz uygulamalarının da önemli bir sorun oluşturduğunu dile getirdi.
Diyarbakır'da kurulan yerel ekspertiz şirketiyle Ziraat Bankası arasında yapılan iş birliğini değerli bulduklarını belirten Kaya, aynı uygulamanın diğer kamu bankalarında da hayata geçirilmesini istedi.
Kaya, ipotek gösterilen taşınmazların çoğunun gerçek değerinin en fazla yüzde 50'si üzerinden değerlendirildiğini belirterek, bunun işletmelerin öz kaynaklarının önemli bölümünü ekonomiye kazandıramaması anlamına geldiğini söyledi.
Şirket ortaklıklarında uygulanan "grup" değerlendirmelerinin daha esnek hale getirilmesi gerektiğini de belirten Kaya, kamu finansmanı ile yerel sermayeyi buluşturacak uzun vadeli modeller geliştirilmesi çağrısında bulundu.
"Diyarbakır 370 fabrikada 23 bin kişiyi istihdam ediyor"
Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan da kentin son yıllarda sanayi üretim kapasitesini önemli ölçüde geliştirdiğini belirtti.
Organize Sanayi Bölgesi'nde 370 fabrikada yaklaşık 23 bin kişinin istihdam edildiğini ifade eden Fidan, sanayicilerin önemli bölümünün birinci kuşak yatırımcılardan oluştuğunu söyledi.
Fidan, işletmelerin ikinci kuşağa sağlıklı şekilde devredilmesi konusunda endişeler bulunduğunu belirterek, artan maliyetler ve ekonomik daralmanın işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu dile getirdi.
"Diyarbakır'da yatırım yapmak bizim suçumuz değildir"
Ekspertiz uygulamalarında daha adil bir yaklaşım beklediklerini belirten Fidan, yıllarca süren çatışma ve istikrarsızlığın ardından Diyarbakır'ın üretim, sanayi ve yatırımla anılan bir şehir olacağına inandıklarını söyledi.
Fidan, "Elbette Batı illerindeki gayrimenkul değerleriyle Diyarbakır'daki değerlemeler aynı olmayabilir. Bunu biz de kabul ediyoruz. Ancak Diyarbakır'da yatırım yapmak, fabrika kurmak ve üretim yapmak bizim suçumuz değildir" dedi.
Diyarbakır'da yatırım yapmaya, üretmeye ve istihdam oluşturmaya devam edeceklerini belirten Fidan, kenti daha güçlü bir sanayi merkezi haline getirme hedefinde olduklarını ifade etti.