Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, hem NATO karargahları tartışmasına hem de bölgesel gelişmelere ilişkin önemli mesajlar verildi. değerlendirmede, "Montrö'den taviz söz konusu değil" denilerek Türkiye'nin Karadeniz'deki denge ve istikrarı koruma politikasının altı çizildi.
MSB, Türkiye'nin Karadeniz güvenlik anlayışının kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayandığını belirterek, bu yaklaşım sayesinde bölgenin geniş çaplı bir çatışma alanına dönüşmediğini vurguladı. Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö hükümlerini kararlılıkla uygulayarak çatışmanın deniz boyutuna yayılmasını engellediği vurgulandı.
NATO ile bağlantı yok vurgusu Bakanlık, gündemdeki karargah tartışmalarına ilişkin olarak üç deniz ve bir kara karargahının Türkiye'nin güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda teşkil edildiğini bildirdi. İngiliz ve Fransız komutanlara ilişkin haberlere de değinilerek, söz konusu isimlerin NATO ile bağlantılı olmadığı, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu Deniz Unsurları Komutanlığı bünyesinde yer aldığı vurgulandı.
"Çok uluslu statü henüz onaylanmadı" değerlendirmede, oluşturulması planlanan yapının Paris merkezli bir karargah üzerinden yönetileceği belirtilirken, Türkiye kolordu karargahının NATO planları kapsamında gerektiğinde koordinasyon görevi üstleneceği aktarıldı. Ancak söz konusu karargahın çok uluslu statüsünün henüz onaylanmadığı, yalnızca çekirdek personel atamalarının yapıldığı kaydedildi.
Deniz Unsur Komutanlığı Karargahı'nda görev yapan tüm personelin Türkiyeli olduğu vurgulanan değerlendirmede, 14 ülkenin katkı beyanında bulunduğu ancak deniz platformlarına katkının yalnızca Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından sağlanacağı kayda geçti.
Savaşın yayılma riski sürüyor Toplantıda Ortadoğu'daki gelişmelere de değinilerek, savaşın bölgeye yayılma tehlikesinin devam ettiği vurgulandı. Bakanlık, "Bölgemizin huzur ve istikrarına zarar veren çatışmaların en kısa zamanda sonlandırılması temennimizdir" açıklamasında bulundu.