Abone Ol

Ã-zyaramıÃ. .. Ÿ: İran'ın füze kapasitesi savaÃ. .. ŸÄ±n seyrini deÄŸiÃ. .. Ÿtirdi

Ã-zyaramıÃ. .. Ÿ: İran'ın füze kapasitesi savaÃ. .. ŸÄ±n seyrini deÄŸiÃ. .. Ÿtirdi Åanlıurfaâda İLKHA muhabirine açıklamalarda bulunan Uluslararası İliÅkiler.

Ã-zyaramıÃ. .. Ÿ: İran'ın füze kapasitesi savaÃ. .. ŸÄ±n seyrini deÄŸiÃ. .. Ÿtirdi

Ã-zyaramıÃ. . Ÿ: İran'ın füze kapasitesi savaÃ. . ŸÄ±n seyrini deÄŸiÃ. . Ÿtirdi başlığıyla aktarılan gelişme kısa sürede gündem oldu. Ã-zyaramıÃ. . Ÿ: İran'ın füze kapasitesi savaÃ. . ŸÄ±n seyrini deÄŸiÃ. . Ÿtirdi Åanlıurfaâda İLKHA muhabirine açıklamalarda bulunan Uluslararası İliÅkiler Uz. Gelen ilk bilgilere göre ABD ile iågal rejiminin ä°ranâa yã¶nelik ortak hedefinin rejim deäiåikliäi olduäunu belirten ãzyaramä±å, rejim deäiåikliäinin gerã§ekleåmemesi halinde ise ä°ran lideri al. Konuya ilişkin detaylar ve öne çıkan açıklamalar haberin devamında yer alıyor. İşte kaynaklı haberin ayrıntıları.

ABD ile iÅgal rejiminin İranâa yönelik ortak hedefinin rejim deÄiÅikliÄi olduÄunu belirten ÃzyaramıÅ, rejim deÄiÅikliÄinin gerçekleÅmemesi halinde ise İran lideri Ali Hamaney sonrası daha uyumlu bir yönetimin iÅ baÅına gelmesinin amaçlandıÄını söyledi.

İranâın askeri kapasitesi, füze teknolojisi ve nükleer altyapısının da hedef alındıÄını ifade eden ÃzyaramıÅ, âBir ayın sonunda geldiÄimiz noktada bu hedeflerin hiçbirinin gerçekleÅmediÄini görüyoruz. İranâda rejim deÄiÅmedi, askerî kapasite tamamen ortadan kaldırılamadı, füze teknolojisi ve nükleer altyapı yok edilemedi. â dedi.

ÃzyaramıÅ, ABDânin Orta DoÄuâdaki petrol havzalarında hakimiyet kurmak, İran petrollerini ve İranâın etki alanındaki enerji kaynaklarını kontrol altına almak istediÄini ifade ederek, iÅgal rejiminin ise İranâı kendi varlıÄı açısından tehdit olarak gördüÄünü ve bu nedenle savaÅı varoluÅsal bir mücadele olarak deÄerlendirdiÄini belirtti.

ÂABD rejimi deÄiÅtirmek istiyorâ ABDânin petrol havzalarına hakim olmak ve bölgede kendi hegemonyasına karÅı çıkacak güç istemediÄini belirten ÃzyaramıÅ, âMalum olduÄu üzere arz-ı mevudun gereÄi olarak mevcutta Orta DoÄu'da Afganistan ile baÅlayan, Irak ve Suriye ile devam eden, İran ile gelinen süreci yaÅadıÄımız; İsrailin bölgedeki hakimiyetini pekiÅtirecek, Arz-ı Mevud'u kuracak giriÅimi teopolitik olarak durum bu. Dolayısıyla savaÅın sınırlı mı kalacaÄı, devam mı edeceÄi konusunda; eÄer siyonizm hedeflerine bu savaÅla ulaÅırsa savaÅlar burada kendi çerçevesinde biter. EÄer bu hedeflerine ulaÅamazsa yine bir Åekilde bu savaÅ devam edecektir. 6 ay önce Trump'ın adlandırdıÄı 12 gün savaÅının da bitmediÄini bu yeni savaÅla görmüŠolduk. Tabii buradaki önemli olan konu Åu: SavaÅın bitmemesi ile alakalı olarak tarafların hedefine rasyonalist bir deÄerlendirme yapacak olursak tarafların hedeflerine bakmamız gerekiyor. İran tarafını ifade edecek olursak, İran tarafı savunma pozisyonunda olduÄu için temel hedefi burada varlıÄına devam ettirmek için savunma yapmak diye söyleyebiliriz. ABD ve İsrail çerçevesinde baktıÄımız zaman, iÅin ABD perspektifinde, iÅin teopolitik yanından ziyade ekopolitik ve jeopolitik kısmına bakacak olursak; Amerika'nın petrol havzasındaki hakimiyetini tam olarak elde etmek istemesi, Orta DoÄu'da kendi hegemonyasına alternatif olabilecek bölgesel bir gücün olmasını istememesi, yine Venezuela'daki petrol yataklarına hakim olduktan sonra iki önemli akıŠolan İran petrolleri ve İran'ın hinterlandındaki petrol havzalarına hakim olmak ve kendisine süper güç olarak rakip olan Ãin'in kaynaklarını kesme noktasında bölgede jeopolitik ve ekopolitik olarak bulunması ve bu savaÅa girmesi olarak görüyoruz. israil tarafına bakacak olursak, israil için bölgede kendi varlıÄını tehdit eden İran'a karÅı bir varoluÅsal mücadele 7 Ekim sonrası bunun net bir Åekilde gösterdi. Somut veriler ortaya koyarak israilin her an varoluÅsal bir sıkıntı yaÅayabileceÄini malum savaÅa girerken az önce ifade ettiklerimiz konusunda israilin de ABD'nin de ortak ve farklı Åeyleri var, hedefledikleri. Ortak Åey, İran'da bir rejim deÄiÅiminin olması. İlk olarak rejim deÄiÅikliÄi olmazsa bile B planı olarak Ali Hamaney'in Åehadeti sonrası yerine gelecek kiÅinin de daha uyumlu politikalar yürütecek biri olması; yani rejim deÄiÅmeyecek olsa bile kendilerine itaat edecek bir kiÅi veya kiÅilerin olması onlar için bir hedefti. İran'ın askeri kapasitesinin yok edilmesiydi. Bir hedefleri de bu hedeflerin içerisinde füze teknolojileri de vardı. Sadece füze teknolojileri deÄil, ulus devlet olarak nükleer hakkı, nükleer enerji ve altyapısını ve 400 kiloluk zenginleÅtirilmiÅ uranyumun ortadan kaldırılması hedefi ile girdiler. â Åeklinde konuÅtu.

âFüze teknolojilerine savaÅ literatüründe bir yenilik getirmiÅ olduâ

Füze savunmalarıyla beraber savaÅ literatürüne bir yenilik geldiÄini teorikte de görüldüÄünü ifade eden ÃzyaramıÅ, âTabii geldiÄimiz bir ay itibarıyla bu hedeflerin hiçbirinin gerçekleÅtirilmediÄini görüyoruz. Objektif olarak baktıÄımız zaman en azından bunların gerçekleÅtirilmediÄini görebiliyoruz. GeldiÄimiz noktada Hürmüz BoÄazı'nda tek söz sahibi iken Åu anda kendine yer arayan bir Amerika'yı görüyoruz. Hatta Trump'ın ifadesi ile kendi yaptıÄını iddia ettiÄi barıŠgörüÅmelerinde kamuoyuna yansıttıÄı, âHürmüz BoÄazı'nı ben de Ayetullah yöneteceÄiz. â söyleminden hareketle; âBen Ayetullah'a Hürmüz'ü kaptırdım, ben Ayetullah ile beraber burayı yönetmeyi kabul ediyorum. â gibi bir mesajdı. Dolayısıyla Hürmüz BoÄazı üzerindeki etkisini. . . Nükleer kapasite olayına bakacak olursak; İran, 12 gün savaÅından sonra Amerika ve israil tarafı İran'ın nükleer kapasitesinin tamamen yok edildiÄini söylemiÅti. Buna raÄmen 12 gün savaÅından İran'ın elde ettiÄi tecrübe, bu potansiyeli hâlâ muhafaza ettikleri ve etmeye dönük tedbirleri aldıklarını bizler görebiliyoruz. Füze teknolojisine bakacak olursak, füze teknolojileri baÅlı baÅına savaÅ literatüründe bir yenilik getirmiÅ oldu. Uzun zamandır füze teknolojisinin teori anlamında neler getirebileceÄini veya savaÅta üstünlük getirebileceÄi literatürde konuÅuluyordu ama pratikte bunun bir örneÄini görmemiÅtik. Åu an pratikte de bunu görmüŠolduk. Bunun pratikteki tezahürü, Åehit edilen devrim komutanlarından birinin ifadesi ile. âBiz düÅmanımızın hava üstünlüÄünü kabul ediyoruz. Biz düÅmanımızla hava üstünlüÄü konusunda teknolojik bir yarıÅa girmiÅ olsaydık bugün onlar 5. jenerasyon uçakları yaparken biz en fazla 3. jenerasyon uçakları yapmıŠolacaktık ve böyle bir savaÅta tekrardan onların gerisinde kalacaktık ve yenilmiÅ olacaktık. Fakat biz farklı bir boyuttan gelip çok farklı bir savunma stratejisi geliÅtirdik, çok farklı bir atak stratejisi geliÅtirdik ve füze teknolojisine yatırım yaptık. Bu da düÅmanımızda var olan fakat bizim kadar iyi olmayan bir Åey olmuÅ oldu. Dolayısıyla düÅmanın hava üstünlüÄünü biz bununla sübvanse etmiÅ olduk ve bunda da baÅarıya ulaÅtık. â diyor. â ifadelerini kullandı.

Âİran körfez ülkelerine saldırmadıâ İranâın körfez ülkelerine doÄrudan saldırmadıÄı oralarda bulunan ABD üsleri dolayısıyla ABD topraklarına saldırdıÄını belirten ÃzyaramıÅ, âAmerika ve israilin bu altyapıyı yok etmeye dair ortaya koydukları hedeflerinde biz gelinen noktada gerçekleÅmediÄini, en basit örneÄi ile ve en somut göstergesi ile hâlâ Tel Aviv'de veya Körfez'deki Amerika üslerine düÅen füzelerle görmüŠoluyoruz. Hava üstünlüÄü, 12 gün savaÅından sonra hava savunma sistemleri anlamında İran'ın geliÅtirdiÄi belki de çok basit teknolojilerle hava üstünlüÄünü de Amerika ve israilin kaybettiÄini görüyoruz. Teyit yapıldıÄı kadarıyla iki tane düÅürülen F-35 savaÅ uçaÄı, F-18, F-16; bununla beraber MQ-9 insansız hava araçları, onlarca düÅürüldü. Bunların düÅürülmesi ile aslında İran'ın hava üstünlüÄünü de tamamen kaybettiÄi veya tabir ettiÄiyle yol geçen hanına döndüÄü, İran'ın hava sahasının buna döndüÄü durumun söz konusu olmadıÄını görüyoruz. İlk düÅen F-35'te İran'ın resmî açıklamasında Åu vardı ki bu F-35'lerin düÅmesi dünyada ses getirdi. Ãünkü Amerika bunu dünyaya çok iyi pazarlamıÅtı. Bir üniversite öÄrencisi, ısıya duyarlı bir füze geliÅtiriyor. Dolayısıyla F-35 savaÅ uçaÄının egzozundan çıkan sıcaklıÄı takip ederek füze F-35'i bulmuÅ oluyor. Kendi üretimleri olan ve 10 bin dolar maliyeti olan bir füze üretimi ile 22 milyon dolar civarında olan bir uçaÄı düÅürmüŠoldular. Bu noktada da belli savunma mekanizmasını geliÅtirebilmiÅ oldular. Olayın bir de Körfez ülkeleri boyutu var. Batı perspektifli Türkiye'nin eleÅtirdiÄi olayın Körfez ülkelerine yansıması konusunda bizim ayırt etmemiz gereken önemli konu, İran'ın Körfez ülkelerinde saldırmaması; burada İran'ın Körfez ülkelerinde bulunan Amerika üslerinden kendi ülkesine saldırı olan yerlere saldırmasıdır. Uluslararası hukuk açısından Åöyle bir gerekçe ile ortaya çıkıyor: Bana saldırı yapılan yerler Amerika üsleri. Bunlar Körfez ülkeleri içerisinde yer almıŠolsa bile Amerika topraÄı sayılıyor uluslararası hukukta. Dolayısıyla ben karÅılıÄı onlara veriyorum. Sahte bayrak operasyonları haricinde gerek Türkiye gerek Azerbaycan gerek Körfez ülkelerindeki belli sivil hedeflere yönelik sahte bayrak operasyonlarını bir kenara bırakırsak İran'ın kabul ettiÄi, yaptım dediÄi hiçbir sivil hedef söz konusu deÄildir. Hep askeri hedeflerdir ve doÄrudan Amerika askeri hedefleri vuruluyor. Ãrnek verecek olursak, Suudi Arabistan'ın kendi askerleri deÄil, Suudi Arabistan'daki Amerika askerlerine yönelik hedefler vuruluyor. â diye konuÅtu.

ÂBunlar zaten israil müstemlekesi yönetimlerâ Batı yanlısı bir politika izlendiÄi için Türkiyeâde kafa karıÅıklıÄı olduÄunu söyleyen ÃzyaramıÅ, âKörfez ülkelerinin abisi olan Suudi Arabistan olaya çok temkinli yaklaÅıyor. Burada Suudi Arabistan'daki tehdit algısına bakmak gerekiyor. Suudi Arabistan'daki tehdit algısı; israili tehdit olarak gören bir üst bürokrasi var, bir de İran'ı tehdit algısı olarak gören bir üst bürokrasi var. Muhammed bin Selman, İran'dan önce israili tehdit olarak gören bir üst bürokrasiye sahip ama savaÅın bu noktalara gelmesiyle birlikte biraz daha İran tarafında politika sergilemeye baÅladı. Acaba ileride bir birliktelik, bir müttefiklik olur mu gibi bir Åey belirtiyor. Fakat henüz tarafını tam olarak belirtmiÅ deÄil. Trump'ın son açıklamalarında bariz bir Åekilde Muhammed bin Selman'a küfürler yaÄdıracak Åekilde konuÅmasının aslında bir sebebi de bu. BirleÅik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt açısından bakacak olursak; bunlar zaten israil müstemlekesi yönetimler tamamen. Fakat bu da belki de İran'ın istediÄi bir Åey, ben bu Åekilde yorumluyorum. BirleÅik Arap Emirlikleri'nden ve Bahreyn'den bir saldırı olacak olursa İran için de karÅı saldırıyı, kara harekâtını baÅlatmak için belki bir haklı gerekçe olmuÅ olacak. İran belki de bunu bekliyor. Zaten Åu anda Amerika'yı oradan kovdu; ataÄa geçip kendini tamamen kendi hakimiyetini alabilmesi için belki de bu adımı bekliyor. Dolayısıyla bu ülkeler açısından dikkat edilmesi gereken husus bu. Türkiye açısından ve diÄer ülkeler açısından deÄerlendirecek olursak olayı; Türkiye'de kafa karıÅıklıÄı çok, malumunuz. Batı yanlısı bir politika izliyoruz, özellikle NATO üyesi olmamızdan hareketle. Ama iktidar içerisinde de farklı seslerin yükselmesinden dolayı ben öyle düÅünüyorum ki CumhurbaÅkanının söylemleri farklı, DıÅiÅleri'nin söylemleri farklı. CumhurbaÅkanı tamamen birleÅtirici, sahip çıkan, haklıya hakkını teslim eden bir söylem ortaya koyarken; DıÅiÅleri Bakanı, İran kabul etmemesine raÄmen hâlâ âFüzeler sizin topraÄınızdan kalktı. â retoriÄi üzerinden bir Åey geliÅtirmeye çalıÅıyor. Bu savaÅ içerisinde gerek kamuoyunda gerek tüzel varlıklar ülke içerisindeki her iki tarafa da hitap edebilmek için belli bir söylem olduÄunu düÅünüyorum. NATO'nun boÄazda kurulacak olması çok ciddi bir soru iÅareti. BlackRock'un CEO'su Larry Fink'in Türkiye'ye gelmesi çok büyük bir soru iÅareti. Söylemde belli Åeylerin olması fakat eylemde korkutacak geliÅmelerin olabilmesi korkutacak Åeyler nedir dersek; İran'a karÅı belli bir koalisyon içerisinde olmak gibi, ki öyle bir haber çıktı fakat teyit edilmedi henüz. Dün Pakistan'da yapılan toplantıda Hürmüz BoÄazı'na dair Pakistan, Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye'nin dahil olduÄu bir rejimin Hürmüz BoÄazı'nı yöneteceÄine dair bir kararın alınması, İran'ı yine dıÅlayan bir kararın alınması; aslında İran'a yönelik bir koalisyonun Türkiye'nin de içerisinde olacaÄına dair endiÅeler oluÅturmadı deÄil. â dedi (İLKHA)