Abone Ol

Acar: Algı operasyonları ve yanlış kanun uygulamaları eğitimcileri tehdit ediyor

5816 sayılı kanunun bağlamından koparılarak kullanıldığında mağduriyetlere yol açabildiğini ifade eden Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No'lu Şube Başkanı ve Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi Ramazan.

Acar: Algı operasyonları ve yanlış kanun uygulamaları eğitimcileri tehdit ediyor

Bakanlığın yayınladığı bir Ramazan genelgesinde okullarda öğrenci ve öğretmenler, Ramazanı tekrar yaşadığını belirten Acar, "Ramazan etkinlikleri okullarda güzel bir şekilde hayat bulmuştu. Bu tarz etkinliklerden düşünce yapısı etkisi ve karşı olduğu bir takım kesimler bunlardan rahatsız olmuştu. Bir yansıması olarak manipülasyon ve yönlendirme yaptıkları ortaya çıktı. Çocuklar üzerinden bazı emellerini, düşünce tarzındaki hususlarını korkutucu bir şekilde yansıttılar. Bu tür durumlarda yaklaşımımız, Hucurat Suresi'ndeki ayette belirtildiği gibi 'Biri size bir haber getirdiğinde aslını araştırınız. ' Eğitim camiası olarak bu tür sorunları yaşıyoruz. Birisi bir şey iddia ediyor; bunun doğruluk derecesini araştırmadan, onunla ilgili herkes hâkim, savcı, karar verici ve infaz memuruna dönüşüyor. Kişi adeta infaz ediliyor. Bu tür şeyleri doğru bulmuyoruz. " dedi.

Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir eğitimcinin yönlendirmesiyle hazırlandığı iddia edilen dilekçeler ve öğrenci ifadeleri doğrultusunda, görev yapan felsefe öğretmeni Ramazan Avuşmak, derste söylediği sözlerin "Atatürk'e hakaret" olarak değerlendirilmesi üzerine 5816 sayılı kanun kapsamında işlem başlatılarak tutuklanmıştı. Ancak Avuşmak'ın ifadesi ve şikayetçi öğrencilerin beyanı büyük bir haksızlık yapıldığını ortaya koydu. Gösterilen tepkiler sonrası Ramazan Avuşmak, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

"Her türlü malzemeyi bir kanun çerçevesine sokup, her an herkesin bu kanundan mağduriyet yaşayabileceği bir durum söz konusudur"

Manisa'daki Ramazan hoca olayı ve benzerlerini, Bursa'da da olduğu gibi, bir bardak suda fırtına koparmak isteyen, laik atak geçiren bazı kesimlerin bu tarz maskelerle çıktığı görüldüğünü vurgulayan Acar, "5816 kanunu bu tarz durumlarda yapılmış iş ve işlemlerde gerekli mi, değil mi? Onlar döneminde çıkartılmış ve ayrıca tartışılabilir. Bir konuda cümle kurduğunuzda, onu bağlamından kopardığınızda her türlü infaz ve olumsuzluğa kapı aralayacak bir kanun olduğu anlaşılıyor. Gri alanları olan bir kanundur. Konuştuğunuz her şeyin o kanun içerisine sokularak Manisa'daki Ramazan hoca olayı laik atak geçiren bazı kesimlerin bu tarz maskelerle karşımıza çıktığı görülüyor. İnsanları düşünceleri üzerinden farklı mecralara, benzer kanun çerçevesine sokmaya çalışmaları gibi pek çok hususun ortaya çıktığı görülüyor. Kanunlar var ama bu kanunlar istisnai durumlar içerisinde kullanılacak hususlar ile ilgiliyken, her türlü malzemeyi bu kanun çerçevesine sokup, her an herkesin bu kanundan mağduriyet yaşayabileceği bir durum söz konusudur. " dedi.

Acar, "Tarih açık ve nettir. Oturulsun, konuşulsun; konuşulmayan hiçbir şey olmasın. Kanunla korunmuş gri alanların, korku ve gölge yaklaşımlarının uzak tutulması gereken bir husus olduğu; toplumsal barış anlamında ötekileştirme dilinden uzak durulması gerektiği hususunda ciddi bir handikap oluşturan bir alan olduğu düşünülmektedir. Bu tarz yaklaşımları 28 Şubat döneminde de gördük. Bazı şeylerin maskelenip o maskenin altına saklanarak kendi olumsuzluklarını gizleyip, bir araca dönüştüğüne geçmiş dönemlerde de şahit olduk. Gri alanlar kalmamalı, gölgelerden kurtulmalı, herkes açık ve net olmalıdır. İddia makamı, iddiasını ispatlamakla mükelleftir. Algı ve manipülasyon oluşturup nemalanma huyundan vazgeçilmelidir. " diye vurguladı.